Ana sayfa Avrupa

Avrupa’nın Tadını Çıkarabileceğiniz 5 Şehir Parkı

0
PAYLAŞ

Çimlerde yapılan keyifli sohbetlerin tadını bilmeyenler, ‘Yaşlı mıyız biz, parkta ne işimiz var’ diyenler, sizi böyle alalım. Belki bu yazı sayesinde fikrinizi değiştirecek şehir parklarını keşfedebilirsiniz. Zira Avrupa‘da bu anlamda oldukça farklı seçenekler mevcut. Avrupa’nın birbirinden etkileyici turistik mekanlarını dolaştıktan sonra şehir parklarındaki yeşil alanlara uzanıp, tatlı bir şekerleme yapabilir ya da park çevresinde keyifli bir yürüyüş yaparak çevreyi gezebilirsiniz. Ayrıca etrafta sizin yaşlarınızda çok sayıda insan olacağı için yeni arkadaşlıklar kurma şansınız da yüksek. Kim bilir belki de hayatınızın aşkı birkaç metre yakınınızda çekirdek çitleyip, kahkahalar atıyordur. Etrafa iyi bakın! Avrupa’daki şehir parklarına gidip küçük bir mola vermek isteyenler, bu liste sizin için.

Avrupa’nın Tadını Çıkarabileceğiniz 5 Şehir Parkı

Otobüsle Avrupa turu yaparken, şehir parklarını görmeden geçmeyin çünkü bu parklar şehrin karmaşasından sıyrılıp nefes almanıza olanak sağlıyor. Hemen hemen her şehirde karşınıza çıkan bu nefis parklar, ormanlık alanları, yürüyüş parkurları, bisiklet binme alanları, etrafı süsleyen sanat eserleri, göl ve göletlerinin yanı sıra genç yaşlı demeden tüm şehri bir araya toplayan yemyeşil çimenleriyle harika bir atmosfere sahip. Bu etkileyici parkları ziyaret edip Avrupa’nın tadını çıkarmak gerek.

1. Vondenlpark, Amsterdam, Hollanda

Vondelpark-Amsterdam

Eski ismi Nieuwe Park olan günümüzde ise 17. yüzyıl yazarlarından Joost Van Den Vondel’in ismiyle anılan Vondelpark, Amsterdamlı gençlerin ve turistlerin buluşma noktası konumunda. 1865 yılında 120 dönümlük bir arazi üzerine kurulan ve yılda yaklaşık 10 milyon kişi tarafından ziyaret edilen bu parkta, şehrin ünlü yeşil papağanlarıyla karşılaşma ihtimaliniz de yüksek.

2. Bois de Boulogne, Paris, Fransa

Bois-de-Boulogne

Paris’in romantik havasından kaçıp doğanın kollarına sığınmak isteyenler, Bois de Boulogne sizin için eşsiz bir adres olabilir. Zira bu parkta hayvanat bahçesi, irili ufaklı göller, hipodromlar ve renkli çiçeklerle süslü bahçeler de var. 19. yüzyılda Napolyon tarafından açılan bu göz alıcı parkta, güneşlenen gençleri, bisikletiyle tur atanları ve yürüyüş yaparak formda kalmaya çalışanları görebilirsiniz.

3. Park Güell, Barselona, İspanya

Park-Guell-Barcelona

Yeşil alanları ve parkurlarıyla ünlü standart şehir parklarının aksine seramik kaplı yapı ve parçalarıyla adını duyuran Park Güell, 1900’lü yıllardan bu yana Barselona’nın en popüler turistik noktalarından biri. Şehrin ünlü ailelerinden olan Güell’lerin soyluluk göstergesi olarak yaptırdığı Park Güell, ilginç kuleleri, sütunlarla çevrili meydanı ve merdivenli yoluyla Avrupa’nın önde gelen şehir parklarından.

4. Tempelhofer Park, Berlin, Almanya

Tempelhofer-Park

Günümüzde koşu yolları, bisiklet parkurları ve piknik alanlarıyla Berlin’in en büyük parkı olarak kabul edilen Tempelhofer Park, 2008 yılında kapatılan, o zaman dek hem Almanya’nın hem de dünyanın en önemli ve tarihi havaalanlarından biriydi. Nazilerin ünlü mimarı Ernst Sagebiel tarafından tasarlanan ve parka dönüştürülmesi sırasında büyük tartışmalar yaşanan bu alan, bugün Almanya’nın en hareketli yeşil alanları.

5. Parc de Bruxelles, Brüksel, Belçika

Parc-de-Bruxelles

Brüksel’in merkezinde 32 dönümlük bir alan üzerine kurulan Parc de Bruxelles, Belçika’nın en büyük şehir parkı. Çevresinde Brüksel Kraliyet Sarayı, Belçika Parlamentosu gibi resmi yapılar da yer alan bu park, yeşil alanları ve huzur dolu atmosferinin yanı sıra hafta sonu düzenlenen rengarenk sokak partileriyle de ünlü. Yolunuz Brüksel’e düşerse bu partilerden birine katılıp eğlencenin dibine vurabilirsiniz.

Bonus: Disneyland Paris, Fransa

Disneyland-Paris

Avrupa’daki şehir parklarını gezdikten sonra kendinizi biraz şımartmak ister misiniz? Cevabınız ‘evet’se çizgi film kahramanları ve oyuncaklarla dolu Disneyland, bunun için en harika seçeneklerden biri. Minnie ve Mickey Mouse gibi ünlü Disney karakterlerini görebileceğiniz bu eğlence parkı, şehir merkezine 32 kilometre uzaklıktaki Marne la Vallee kasabasında yer alıyor. Eğer zamanınız varsa bu büyülü dünyayı gezmek için bir gününüzü ayırmalısınız. Zira 2 bin hektarlık bir alan üzerinde kurulan Disneyland, Paris’in beşte birini kaplayacak kadar büyük.

Avrupa’yı otobüsle gezmek gibi bir hayaliniz varsa zaman kaybetmeden yola koyulun. Şehir parklarına, müzelere, tarihi mekanlara gidin. Keşfetmenin tadını çıkarırken birbirinden leziz yöresel tatlarla midenizi şenlendirmeyi de ihmal etmeyin.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here