Ana sayfa Avrupa Almanya

Berlin Gezi Rehberi: Küllerinden, Yeniden

0
PAYLAŞ

Berlin Gezi Rehberi deyince aklınıza gurbetçi dostlarınız ve akrabalarınız geliyor biliyorum. Bir de “Almanya’dan geliyom Acun Abi 🙂 ” Berlin de her 4 kişiden biri yabancı olduğunu her 20 kişiden biri ise Türk. Neler neler var yani bu yazıda.

Berlin Gezi Rehberi: Tarihi

Dört milyona yaklaşan nüfusuyla Almanya’nın en kalabalık, Avrupa’nın da en kalabalık şehirlerinden biri olan Berlin tarihte pek çok imparatorluğa ve devlete başkentlik yapmıştır. Berlin isminin nereden geldiği kesinlik kazanmamış olsa da Slav dillerinde bataklık anlamına gelen “Berl” kelimesinin Berlin’in isim atası olduğu en güçlü teori durumunda.

Günümüzde yerleşim alanları olarak kullanılan Spandau ve Köpenick düzlüklerinin eski zamanlarda kurumuş bataklıklar olması bu iddiayı güçlendiren bulgulardan. Aynı zamanda bölgedeki en eski yerleşimlerin 8. Yüzyılda Spandau ve Köpenick düzlüklerinde görüldüğü bilinmektedir. Bir diğer yaygın teori şehrin de sembolü olan ayının (Almanca: Bär) kente ismini verdiği yönünde olsa da otoriteler bu iddiayı kesin bir dille yalanlamaktadır. Berlin ismi tarihte ilk defa 1244 yılında anılmaya başlanmıştır. 7 yıl sonra ise kardeş balıkçı köyü olan Kölln ile birleşmiştir. Günümüzde Berlin’de bulunan Neuköln semti de adını buradan almaktadır.

Prusya başkenti olana kadar Avrupa kıtası için pek de büyük bir öneme sahip olmayan kentin yükselişi 19. Yüzyılda Napolyon’un kuşatmalarından sonra duraklama dönemine girdi. Askeri baskılara karşın 17. Yüzyılın ortalarında eğitim alanında başlayan atılım sayesinde Berlin özgür düşüncenin ve felsefenin yeni merkezlerinden biri haline geldi. Okuma oranlarında görülen artış ile alevlenen bir dizi ayaklanma ve halk hareketi bu dönemi izledi.

1838 yılında Berlin-Potsdam tren yolu hattının tamamlanmasıyla beraber Berlin bölgede demiryolu ulaşımının merkezi haline geldi. Endüstriyel devrim ile beraber 1871 yılında yaklaşık sekiz yüz bin olan kent nüfusu 1925 yılında neredeyse 5 katına ulaştı. Bu dönemde kent nüfusunun bir kısmını Fransız, Yahudi, Leh, Rus ve Türk gibi farklı milliyetlerden azınlıklar oluşturuyordu.

1918-1933 yılları arasında da Hitler düşman olduğu azınlıklarla beraber halkını ateşe atacaktı. Hiçbir seçimde parlamentoda yeterli çoğunluğu sağlayamamasına karşın rakiplerini bir bir saf dışı bırakıp diktatörlüğe giden kapıyı ardına kadar açacaktı. Çoğunluğu Yahudi olmak üzere milyonlarca insan katledildi. Alman hükümeti şehrin pek çok noktasında anıt ve müzelerin inşası konusunda karar kıldı. Almanların dış dünyayı soykırımın sorumluluğunu üstlendiklerine dair ikna etmeye çalışmaktan ziyade genç bireylerinde ve vatandaşlarında tarih bilinci oluşturmak amacıyla böyle ciddi bir yükün altına girdiğini düşünüyorum. Öğretmenler eşliğinde neredeyse her yaş gurubundan öğrencilerin müzeleri ve anıtları geziyor olması bu iddiayı destekleyen olgulardan olabilir.  

berlin-gezi-rehberi-berliner-dom
Berliner Dom

Berlin Gezi Rehberi: Kent ve Yapılaşma

Modern Berlin geniş bulvarlarıyla oldukça düzenli bir şehir planlamasına sahip olmasına karşın Orta Çağ’da şehir merkezindeki yapıların erişilebilirliği artırmak ve ısı kaybını azaltmak amacıyla birbirlerine çok yakın konumlandıkları bilinen bir gerçek. Çoğu Avrupa ülkesinde rastladığımız dar sokaklı taştan yollar Berlin’de pek de bulunmuyor. Alexanderplatz’a 5 dakikalık yürüme mesafesinde bulunan ve sonradan aslına uygun şekilde inşa edilen Nikolaiviertel bölgesi eski Berlin’e dair nadir örneklerden biri. İki dünya savaşına da şahit olan Berlin özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasında adeta yerle bir olmuştu.

Hitler’in intihar etmesiyle ve Sovyet Rusya’nın Berlin’i işgaliyle sonuçlanan savaşta Rus yetkililere göre şehrin %80’i kullanılamaz hale gelmişti. Beş yılı aşkın süre içerisinde Berlin’e düşen 67,607 ton bombanın yarattığı yıkım Almanlara tekrar ayağa kalkabilecekleri ve her şeye sıfırdan başlayabilecekleri bir fırsat sunuyordu öte yandan da. Savaş bitiminde bölgede yapılan çekimlerde sokaklarını enkazdan temizlemek için uğraşan insanların yüzündeki gülümseme Almanların yeni bir başlangıç için koşullar ne olursa olsun motivasyon bulabildiklerine dair sunulabilecek önemli bir kanıt niteliği taşıyordu. Böylelikle Berlin’in geniş bulvarların ve planlı yapılaşmasının sırrı insanlık tarihinin gördüğü en kanlı savaşın hikayesinde açığa kavuşuyor.

alexandreplatz-berlin
Berlin

Berlin Gezi Rehberi: Müze Cenneti

Berlin sahip olduğu 170’in üzerinde müzesiyle adeta antik medeniyetlerden günümüze kadar pek çok alanda birinci elden kaynak sunuyor. Berlin Katedrali’nin yakınlarında Spree Nehri üzerinde sadece müze binalarının bulunduğu bir ada olduğunu görünce şehrin müze ve müzecilik faaliyetlerine verdiği önemi görmek mümkün oluyor.

Medeniyet tarihi temalı müzelerin envanterlerinin ne yazık ki çoğunluğunun kaçak tarihi eserler olduğunu ya da basiretsiz Osmanlı padişahlarının Alman hükümdarlarına sunduğu cömert hediyeleri olduğunu söylemeden edemeyeceğim. Pergamon, Neus ve Yahudi müzeleri kentteki sayısız müzeden öne çıkanları.

Üzücü Not: Berlin müzeleri için 3 günümü ayırmama rağmen çeyreğini bile göremediğime dair hisler barındırıyorum hala içimde.

Pergamonmuseum/Bergama Müzesi  

Bergama, Pirene ve Milet’ten pek çok eserin bulunduğu müzenin en önemli eseri MÖ 2. yüzyıldan kalma Zeus Sunağı’dır. Bu müzede Ege, Anadolu ve İslam kültüründen birbirinden güzel örnekleri görmek mümkün.

Neues Museum/Yeni Müze

Antik Mısır’ı detaylı bir şekilde keşfetmenizi sağlayacak müzede Papirüs Koleksiyonu, Eski çağ Tarih Müzesi ve Antik eserler koleksiyonu gibi bölümler bulunmaktadır. Antik Çağlarda yaşamış medeniyetlerin kültürlerini tek bir çatı altında inceleyip sindirebileceğiniz bu müze aynı zamanda iç ve dış mimarisiyle müze mimarisinin önemli yapılarından biridir.

Jüdisches Museum/Yahudi Müzesi

Radikal mimarinin en güzel örneklerinden biri olan bu yapının fiziksel özelliklerinin işlevine göre birebir uyum içerisinde tasarlandığını söyleyebilirim. Hayatımda yaşadığım en özel ama bir o kadar da yıpratıcı tecrübe kesinlikle bu müze olacaktır. Hiç tanışmadığınız insanların acılarını paylaşmanızı sağlayacak muhteşem bir eser Berlin Yahudi Müzesi.

Berlin Gezi Rehberi: Önemli Noktalar

  • Alexanderplatz
  • Checkpoint Charlie
  • Berlin Katedrali
  • Brandenburg Kapısı
  • Berlin Duvarı

Alexanderplatz

Alexanderplatz, Berlin’in merkezi, şehrin kalbi; cıvıl cıvıl, ışıl ışıl bir meydan. Meydanın göbeğindeki Tv Kulesi de (Fernsehturm), şehrin simgesi konumunda. 1965-1969 yılları arasında Doğu Berlinli mimarlar imzası taşıyan Tv Kulesi, 368 metre yüksekliğiyle Almanya’nın en yüksek yapısı ünvanını elinde bulunduruyor. Çeşitli şenlik, etkinlik ve festivallerin de düzenlendiği Alexanderplatz’den Museumsinsel’e doğru yürüyüş yaptığınızda karşınıza bir Rönesans dönemi eseri olan Kırmızı Belediye Binası (Rotes Rathouse) çıkıyor.

Eyobus: Berlin-Alexanderplatz

Alexanderplatz’de hakkında ek olarak 1891’den bu yana Roma Tanrısı Neptün’e adanan Neptün Çeşmesi (Neptunbrunnen)olduğunu söyleyebiliriz. Bu çeşmede Neptün’ün çevresindeki kadın heykeller Prusya’nın dört büyük ırmağını temsilen sarmalamıştır.

Berlin-gezi-rehberi
Alexanderplatz

Checkpoint Charlie

Checkpoint Charlie, Batı ve Doğu Berlin arasındaki geçiş köprüsü. Burası suyun üstünde olmayan ilk köprü olabilir, 1961’de Amerikan ve Sovyet tanklarının karşı karşıya durduğu ve üçüncü ittifak geçiş noktası olarak kullanılan geçiş köprüsü. Günümüzde o günlerin anılarını taşıyan belge ve objeler ile birlikte bu noktada sergileniyor. Checkpoint Charlie’de nöbet tutan askerlerle fotoğraf çektirmek ve hemen yanındaki Einstein Cafe’de bir kahve molası vermek olmazsa olmaz turist aktivitesi.
NOT: Einstein Kafe’de kahve içmek tam bir Berlin aktivitesi.

berlin-gezi-rehberi
Checkpoint Charlie

Berlin Katedrali

Berlin Katedrali (Berliner Dom), İtalyan imzalı Rönesans ve Barok mimari izlerinin ön plana çıktığı heybetli kubbelere sahip, Berlin’in gözde katedrali.

Eyobus: Berlin – Berliner Dom

Büyük ve göz kamaştırıcı bir yapı olan katedralin içine mutlaka girip, merdivenleri tırmanıp en tepeye çıktığınızda muazzam bir Berlin manzarası ayaklarınızın altında kalıyor. Sonrasındaysa Berlinliler gibi katedralin önündeki yemyeşil çimenlere uzanıp bu şehrin tadını çıkarıp, şehri hissedebilirsiniz.

Berlin-gezi-rehberi-berliner-dom
Berlin Katedrali

Brandenburg Kapısı

Berlin’in Tv Kulesi ile birlikte ana şehir sembolü olan Brandenburg Kapısı (Brandenburger Tor), Berlin’in imparatorluk dönemlerinde kullanılan kapılardan biri. Kapının üzerinde mahşerin dört atlısını temsil eden heykelin yanı sıra, on iki sütuna, altı giriş kapısına ve altı çıkış kapısına sahip. Göz zevkinizi arşa çıkaracak.

berlin-gezi-rehberi-bradenburg-tor
Brandenburg Kapısı

Berlin Duvarı (East-Side Gallery)

Kentin doğusunda, Spree Nehri boyunca görebileceğiniz 46 km uzunluğundaki Berlin Duvarı (Berliner Mauer), Doğu ile Batı Almanya arasında, yıllarca “Utanç duvarı” olarak anıldı. Berlin Duvarı’nın en büyük kalıntısı olan ve bir kilometre boyunca uzanan Doğu Yakası Galerisi (East Side Gallery), Friedrichshain’da yer alıyor. 1961’de Doğu Almanya vatandaşlarının Batı Almanya’ya kaçmalarını önlemek için yapılan duvar, günümüzde ünlü grafiti sanatçılarının resimleriyle halen, oldukça dikkat çekici.
Not: Ünlü öpüşen adamlar tablosu burada 🙂

Eyobus: Berlin – Duvarı

Berlin Hakkındaki Diğer Yazılarımız

Eyobus Hakkında Diğer Yazılarımız

19 Günde 18 Ülkelik dev macera…Türk döneri ile Berlin’de öğle yemeği yeme vakti geldi de geçiyor bile 🙂

Hemen Başvur!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here