Ana sayfa Deneyimler

Lezzetin, Aşkın ve Tarihin Şehri: Roma

1
PAYLAŞ

Roma benim için çok özel bir şehirdi. Tarihi dokusu ve buram buram sanat kokan sokakları beni hep heyecanlandırmıştı. Bu yüzden Roma’yı gezerken daha fazla zevk aldım.

GÖRÜLECEK NOKTALAR:

İlk gün otobüsümüz bizi Colloseum’un yakınında bıraktı ve gezmeye bu noktadan başladık. Roma’da bir gece konaklamamız olduğu için ilk günümde otele gidene kadar kısa bir rota izledim. İlk olarak Colloseum’a uğradım. Maalesef Roma’da görülecek çok yer ve tarihi yapıt olduğu için buradaki sırayı bekleyip içeriyi gezemedim. O kadar gösterişli bir mimari ki heybetiyle tarihe meydan okuyordu resmen.

roma1

Buradan sonra Piazza Venezia(Venedik Meydanı)’na gittim Colloseum’a oldukça yakın bir mesafede. Meydanda tüm ihtişamıyla sizi karşılayan heykel Victor Emanuel ll’in heykelidir ve bu meydan İtalya’nın birleşmesini kutlamak amacıyla yapılmış. Meydan gece de gündüz de yaşıyor. Fırsatınız varsa hem gündüz hem de karanlık çökünce görmenizi tavsiye ederim.

Gece meydanın etrafındaki yerlerde ressamlar, sokak sanatçılarını görmeniz muhtemel bu yüzden oldukça keyifli bir yer.

roma2

 Bir sonraki durağım Roma deyince ilk akla gelen yapılardan bir tanesi olan Fontana di Trevi yani Aşk Çeşmesi oldu. Burası benim hayal ettiğimden biraz daha farklı bir yerdi, öncelikle oldukça kalabalıktı. Değil fotoğraf çekinmek adım atmak dahi zordu. Fakat azimle güzel bir fotoğraf çekmeyi başarabildim. Tabii buradan ayrılmadan önce para atmayı da ihmal etmiyoruz. Kim bilir belki rivayet doğrudur.

roma3

 Aynı zamanda bu çeşme sadece turistik açıdan değil birçok farklı açıdan da kullanılmış mesela birçok film çekilmiş , La Dolce Vita, Roman Holiday ve birçok ünlü markanın defilesine ev sahipliği yapmıştır.

roma4

 (LA DOLCE VITA)

roma5

(FENDI FOR FOUNTAINS)

Buradan sonra İspanyol Merdivenleri’ne gittim. Size tavsiyem Aşk Çeşme’sini gezdikten sonra burayı da görmeniz olacak çünkü ikisi birbirine yakın mesafedeler. Maalesef benim gittiğim tarihte İspanyol Merdivenleri restorasyondaydı. Umarım siz gezebilirsiniz.

İlk günkü rotam bu şekildeydi ikinci gün iste ilk olarak Vatikan’a gittim. Vatikan’a giderken mutlaka üzerinize uzun bir şeyler giyin. Sonra benim gibi kollarınıza Eyobus bufflarını geçirmek zorunda kalabilirsiniz.

roma6

      Vatikan sınırlarına girerken bir aramadan geçtik,işte o noktada kıyafetlerinizi uygun görmezlerse sizi sınırdan almayabilirler. Bu konuya mutlaka dikkat etmelisiniz. Ben kazasız belasız içeriye girdim ve Aziz Petrus Bazilikası’nı gezdim. Gerçekten büyüleyici bir mimari ve sanat eseri , aynı zamanda Roma’daki en büyük dört bazilikadan ikincisiymiş. Burayı görmeden Roma’dan ayrılmamalısınız. Özellikle Melekler ve Şeytanlar filmini izledikten sonra Vatikan’ı daha farklı bir gözle gezdim çok etkileyiciydi.

roma7

Vatikan’dan çıktıktan sonra Castel Sant Angelo (Kutsal Melek Kalesi)’ne uğradım. Eğer vaktiniz bolsa gezilmesi gereken önemli yerlerden bir tanesi. Bu kalenin en önemli özelliği Vatikan ile kale arasında gizli geçişlerin olması bu tünellerle tarihte papaların güvenliği sağlanmıştır. Roma’nın en sevdiğim özelliği de bu aslında yani gizemli bir tarafının olması.

roma9

Roma’yı gezerken çoğunlukla birbirine yakın noktaları tercih ettiğimiz için merkezi bir yere gidip oradan yürüyerek gezmeyi tercih ettim, bundan da pişman değilim. Roma sokaklarının havasını solumak inanılmaz güzel bir duyguydu tabi gezinin sonunda ayaklarım pek de öyle demedi ama kesinlikle değer! Sokaklarda gezerken klasik arabalara rastlamanız oldukça yüksek ihtimal, eğer siz de benim gibi klasik araba seviyorsanız bu oldukça güzel bir deneyim.

roma10 roma11

Rotamın sonuna doğru gittiğim Piazza Navona’ya geldi sıra. Burası da Roma’da oldukça ünlü bir meydan hem tarihi hem de şimdiyi içerisinde barındıran nadir yerlerden bir tanesidir. Bu meydanın içerisinde Bernini tarafından tasarlanan Fontana dei Quattro Fiumi (Dört Nehir Çeşmesi) bulunuyor. Bu çeşmeyi Melekler ve Şeytanlar filmini izleyen herkes biliyordur o efsane sahnenin çekildiği çeşme bu meydanda hem tarihi hem de kültürel açıdan oldukça önemli bir yer burası ve olmazsa olmaz gezilecek yerlerden bir tanesi.

roma12

Bu güzel meydanın tadını çıkardıktan sonraki durağım yine Roma gezilerinin olmazsa olmazı olan Panteon’du. Panteon tüm tanrıların tapınağı anlamına geliyor . Bunun sebebi Antik Roma döneminde tüm tanrılar için tapınak olarak inşa edilmesiymiş. Daha sonra kilise olarak kullanılmış.

roma14

Rotamın son noktası ise Piazza del Poppolo oldu burası gezdiğim çoğu meydandan daha büyüktü ve meydanın anlamı “halk meydanı” anlamına geliyor. Bu meydanda şu an konserler yapılıyor.

roma15

roma16

 

YEME-İÇME:

İtalyan yemeklerine bayılan birisi olarak yemek konusunda Roma benim için zirvedeydi. İlk olarak mutlaka iyi bir pizzacıda pizza yemelisiniz pişman olmazsınız.

Tabii bir de makarnalar var. Menülerde çeşit çeşit bir sürü makarna olmasına rağmen ben Fettuchini Alfredo ve Pesto soslu iki çeşit makarnayı denedim oldukça lezzetliydi. İtalya’ya gidip şarap denemeden olmaz tabi ki güzel bir mekanda pahalı bir şarap içmek de bir seçenek veya bir marketten İtalyan şarabı alıp bir parkta arkadaşlarınızla içmek de bir seçenek ben ikincisini seçtim ve pişman olmadım. İtalya’da bir restoranda yemek yemek istediğiniz zaman sizden bir servis ücreti talep ediyorlar eğer birkaç kişilik bir grupla yemek yiyecekseniz bu servis ücreti konusunda baştan pazarlık etmelisiniz. Roma dondurmasını da unutmamak gerek mutlaka tatmalısınız ben Roma’da dondurmayı Gelateria Della Palma’da yedim burada 150 çeşit dondurmayı bir arada bulabilirsiniz ve zevkinize göre tadabilirsiniz. Bahsettiğim dondurmacı Panteon’a yakın bir mesafede bulunuyor.

roma17

HEDİYELİK:

Her şehirde olduğu gibi Roma’da oldukça geniş bir hediyelik seçeneğiniz var. Ama kendinizi sınırlamanızda fayda var çünkü çok ucuz hediyelikler değil bunlar. Magnetler, biblolar ve bardaklar klasik hediyelik seçenekleriniz. Ben bunları tercih etmedim ve arayışa girdim biliyorsunuz Pinokyo hikayesinin ustası Gepetto İtalyan ve ben de Pinokyo hikayesini çok seven biri olarak Pinokyo’lu hediyeliklere baktım ve bir tane aldım. Bunların fiyat aralığı konusunda net bir şey söyleyemem ama eğer el yapımı özel bir şey almak isterseniz oldukça pahalı fakat küçük anahtarlıklar vs. daha ucuz oluyor.

roma178

 Bir diğer hediyelik alışverişim ise krem likör oldu. Krem likörler İtalya’ya özgü içkiler ve yalnızca orada bulabiliyorsunuz ve farklı boy şişelerde satın alabilirsiniz. Küçük boyları oldukça ucuz, büyük boyları da ortalama bir fiyata sahip ve her çeşidini bulabilirsiniz. Beyaz çikolatalısından kavunlusuna kadar.

EĞLENCE:

Roma’da geçirebildiğim bir gecem olmasına rağmen çok eğlendim. Akşam yemek yemek için Trastevere bölgesine gittim. Oldukça uygun fiyata makarna yedim ve sokaklarda gezmeye başladım. Saat ilerliyordu ve kulağıma bir müzik çalındı sesi takip ettiğimde ise mükemmel bir manzarayla karşılaştım. Meydanda müzik yapılıyor ve müzisyeni dinleyen kalabalık inanılmaz eğleniyordu. Tüm gecemi bu meydanda geçirdim çünkü çeşitli gruplar ücretsiz bir şekilde konser verdiler ve keyifli vakit geçirttiler.

Benim Eyobus ile Roma maceram bu kadardı umarım siz de Roma’da kendi maceranızı yakalayabilirsiniz.

 Keyifli seyahatler!

Ecem KAVRAK

Eyobus 2017 Turu

1 YORUM

  1. Eline, gözüne sağlık 🙂 İlk defa gidecek biri için gayet yeterli olmuş umarım Roma’da herkes kendi macerasını yakalayabilir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here