Ana sayfa Eyobus Haberler

Monako: Burada Lüks Çok Sıradan

0
PAYLAŞ

Monako, Vatikan’dan sonra dünyanın en küçük ikinci ülkesinin -Monako- en meşhur şehri… Çok renkli bir geçmişe sahip olan ve bir Prenslik Ülkesi olan Monako Prensliği’nin kıyı şehri olan Monte Carlo’yu sıradan bir “kıyı şehri” olarak görmemek lazım. Yüksek sosyetenin şaşalı hayatını yakından gözlemleyebileceğiniz, gösteriş bir şehir olsaydı kesinlikle Monte Carlo olurdu diyebileceğiniz bir şehir burası. Avrupa’da gece hayatı ve kumar denildiğinde akla ilk gelen şehirlerden biri olan Monte Carlo, Fransız Rivierası’nın size sunduğu mükemmel deniz ve Akdeniz havası eşliğinde bu lüks deneyimi size yaşatmak için can atıyor.

     Dünyanın en pahalı arabalarından en lüks yatlarına, sayısı epey az olan 3 Michelin yıldızlı restoranından en lüks mağazalara ihtişama dair bulabileceğiniz her şeyi bulabileceğiniz, yemyeşil dağlarla Akdeniz’in arasına kurulmuş bir yeryüzü cenneti diye tanımlayabileceğimiz bir şehir burası. Şehrin en güzel yanı ise uzak yüz ölçümünden dolayı başından sonuna kadar her metrekaresini gezmenizin gayet kolay olması. Yürümeyi seviyorsanız ve bayır çıkma direnciniz biraz yüksekse bu şehri yürüyerek bitirmek hiç de zor olmayacak.

Monaco Hakkında Dikkat Edilmesi Gerekenler:

  1. Güvenlik konusunda belki de en son tereddüt etmeniz gereken ülkelerinden biri olan Monako, Avrupa’nın -yüzölçümünden olsa gerek- metrekare başına en fazla güvenlik görevlisinin düştüğü şehir.
  2. Özel arabayla gezmenin epey zor olduğu bu şehirde toplu taşıma ya da yürüyerek gezmeniz her zaman size zaman kazandıracak ve şehrin size anlattıklarını dinlemek için çok güzel bir fırsat olacaktır.
  3. Deniz kıyafetlerinizle ve yalın ayak bir şekilde gezme işini sadece sahilde gerçekleştirseniz iyi olur. Çünkü, deniz kıyafetlerinizle sahil dışında gezmeye kalkarsanız bir ceza ile karşılaşabilirsiniz bizden söylemesi.

Gezelim & Görelim

Monako lüks ve gösterişin yanı sıra gezilebilecek yerlerle, casinolarda oynanan kumarla ve şehrin merkezindeki Formula 1 pistiyle adından söz ettirebilmektedir.

Cafe de Paris

Cafe de Paris, belki de Fransız tarzındaki en ünlü ve en lüks restaurant. 1868 yılında açılan ve sayısız ünlüne ev sahipliği yakan bu restoran size Monte Carlo Casinosu ve Casino Meydanı manzarasını sunuyor. Kahvaltınızdan akşam yemeğinize ya da gün içerisinde içebileceğiniz bir kahvede size eşlik edecek Fransız havasını yaşarken hissettirecek bir atmosfere sahip. Tabii ki bunu da bir bedeli olmalı. Standartların biraz üzerinde bir hesap ödeyeceğinizi söylemek isteriz.

Monako Cafe de Paris
Cafe de Paris

Casino Monte Carlo

Bir casinoya değil de bir mimari harikaya şahit olacağınız, kalburüstü kumar düşkünlerinin ortak noktası. Sayılı ve özel üretim arabaları önünde dizilmiş şekilde gördüyseniz, evet doğru yerdesiniz. 14.00’dan itibaren açılan ve içeri istediğiniz gibi girmenin çok da mümkün olmadığı bir casino burası. Kapıda ayakkabınız ya da kıyafetiniz beğenilmediği için alınmama riskini göz önünde bulundurarak buraya gitmenizi tavsiye ederiz. Ama girişinde bile bambaşka bir atmosfer hissettiren bu casinoya girmek her zaman karşınıza çıkabilecek bir fırsat değil. €10’luk giriş ücreti olduğunu da belirtmekte fayda var.

Monte Carlo Casinosu

Monako Marinası / Port Hercules

Dünya üzerindeki en prestijli marinalarından biri olan Monako Marinası’nda süper yatlardan seyahat gemilerine yüzen servetleri görebileceğiniz bu liman size Akdeniz’in sade şıklığıyla gösterişli yüzen servetleri size paket olarak sunuyor. Böyle bir atmosferde rıhtıma inebilir ve burada güzel bir akşam yürüyüşü yapabilirsiniz. Pişman olmayacaksınız.

Port Hercules

Monako Zooloji Bahçeleri

Ufak ve sevimli bir hayvanat bahçesi olarak nitelendirebiliriz burayı. Burası, Prens Rainier’in Afrika’ya yaptığı turun ardında kurmaya karar vererek yaptırdığı doğal yaşam alanı sayılabilecek bahçeler topluluğudur. Konum olarak bir tepede yer aldığı için biraz yürümeniz gerekebilir. Ama içeriden alabileceğiniz özel patlamış mısırlarla bir kanguruyu kaç kere besleyebilirsiniz?

Monako Ville – Le Rocher

Modern dünyada Orta Çağ havasını hissedebileceğiniz, Monako’nun orijinal ve dokunulmamış tek kalan kısmı bu yerleşim bölgesi. Falezlerle sınırlanan, yüzünüze hafif hafif rüzgar çarparken keşfedebileceğiniz bu bölge aslında Monako şehir devletinin resmi başkenti. İçinde bulunan bir saray, eski mimari esintileri hissettiren bir katedral ve sayısız görülmeye değer yerleriyle Monako’dan dönmeden önce görmeniz gereken bir bölge.

Le Rocher Monako
Le Rocher

BONUS :

Evet ihtişam ve gösterişi seviyor olabilirsiniz. Ama biraz daha sakin ve daha yerel bir bölgeye gitmek isterseniz Monegasque (Yerel Monako) tam size göre bir yer. Şehir merkezinden birkaç arka sokağa doğru ilerlediğinizde başlayan bu ufak bölge yerel restoranlardan, kolay masa bulabileceğiniz ufak kahvaltıcılara gerçek Monako’yu size hissettirecek bir bölge.Condamine Market’da yerel lezzet avcılığına çıkmanız şiddetle tavsiye edilir.

Monegasque-Monako
Monegasque

Monako Hakkındaki Diğer Yazılarımız

Eyobus Hakkında Diğer Yazılarımız

Hemen Başvur!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here