Ana sayfa Avrupa

Pantheon: Tanrıların Tapınağı

0
PAYLAŞ

Pantheon latince kökenli bir kelime olarak anlamı “tüm tanrıların tapınağı” anlamına gelmektedir. Dünya sadece Roma’da Pantheon yoktur aslında farklı yerlerde çeşitli pantheonlar olmuştur: Greek Pantheon, Norse Pantheon, Egypt Pantheon, Roman Pantheon

Pantheon Antik Roma döneminden günümüze kadar korunmuş en iyi yapılardan biri. Roma tarihi boyunca aynı yere 2 kez inşa edilne yapılardan biri. Yaklaşık 2000 yaşıyla tarihe resmen meydan okumakta. Anlamı Latince “Tüm Tanrıların Tapınağı” anlamına gelmektedir. Tapınak dışında Papa tarafından hazine saklama, klise gibi değişik işlevlerde de kullanılmıştır.

Pantheon
Roman Pantheon

Pantheon: Tarihsel Süreci

Antik dönemde Pagan tanrılara adanan milattan sonra (MS 27) 27’de İmparator Hadrian tarafından inşa edilen bir yapı. Milattan sonra (MS 80) yılında yanan bu yapı büyük onarımlarla tekrar kazanıldı. Bir çok kaynak bu onarımların baştan yapılmış kadar büyük olmasından dolayı baştan inşa edildiğini bile yazmaktadır. 609 yılında ise “Bakire Meryem Ana Klisesi” olarak kutsanmıştır. Katolikler için önemli bir statü elde etmiştir.

Tapınak döneminde ise, “Mars” ve “Venüs” tanrılarına adanmış tüm tanrıların evi rolü verilmişti. O dönemden bu dönemki haline birkaç kez ciddi onarımlar geçirdi ama günümüzdeki görünümü milattan sonra 125 (MS 125) son onarımıyla tapınak yazılarına sadık kalınarak yapılmıştır. Mimarlık tarihi derslerinde bir çok kitap ilk 5 eser arasına sokmasıyla bilinen yapının 2000 yıllık yolculuğunun ne kadar ihtişamlı ve macera dolu olduğunun göstergesi.

Pantheon Mimari Yapısı

Gerek 1500’lü yıllara kadar en yüksek kubbe olma özelliğiyle olsun, gerekse üstündeki açıklık ile aydınlanmasından ve gökyüzünü izleme açısından olsun bir çok kişi tarafından övgülerle anılmaktadır. Tüm bunlar bir yana mimariyi hayatı boyunca ilgi duymamış biri bile içeri girdiğinde kayıtsız kalamayacak derece etkili olması aslında yapının neden bu kadar mimari olarak ön plana çıktığının göstergesi. Yaşı düşünüldüğünde ise imkansız bir yapı yapılmış gibi durmakta. Piramitleri uzaylılar yaptı diyen grupsa bunu da uzaylılara bağlamaktan kaçmayacak türden 🙂

Pantheon
Pantheon İç Yapısı

Pantheon: Oculus

Kubbe tam olarak 8,3 metrelik çapta bir göze sahip. İçeri ışığın girmesini sağlarken, kubbenin ağırlığının taşımasına destek olan statik bir denge oluşturur.
Işık açısının yansımaları bir çok kişi tarafından saati ifade ettiğini söyleyen bir çok çalışmalara konu olsa da bununla ilgili tam olarak doğru diyebileceğimiz bir çalışma ilgi görmedi. 12 bölüme gölgenin farklı açılarla düşmesi bunun en büyük dayanaklarından biri.

Pantheon: Kubbe

Çapı ve yüksekliği tam olarak 43,3 metrelik devasa bir kubbe. 1500’lü yıllara kadar en büyük kubbe olmaktaydı. Oculus’tan gelen ebedi ışık sayesinde kubbenin iç mimarisi görülmeye değerdir. Aydınlık ve kaset örtüsü sizi adeta selamlıyormuş hissini vermekte.
Not: Yağmurlu gün yakalarsanız hemen içeri girip süzülüşünü izlemeyi kaçırmayın 🙂

Pantheon: Sütun Yapısı

16 granit sütün Pantheon’u taşımaktadır. Renklendirme testleri sonucu nedensizce pembe (gri ile karışmış bir ton) olduğunu gösterse de uzmanlar gri renkli olduğunu, pembeninse üstündeki taşların yansımasından kaynaklandığını düşünmektedir. Sütun işlemeleri bile 2000 yaşındaki bir yapıya göre oldukça etkileyici olarak yapılmış. Minik çatlaklar ise yılların ne kadar yoğun geçtiğini size hissettirecektir.

Pantheon: Kral Mezarları

İtalya’nın iki kralın basit mezarları buradadır. İkinci Victor Emmanuel (1861-78); Roma’da Aşk Çeşmesi ve Kolezyum arasında da anıtı vardır. Bu anıtı halk çok şatafatlı olduğu için israf olarak görürler ve hiç benimsememişlerdir. Ne ilginçtir ki aynısını Kolezyum’dan önceki Neron tarafından inşa edilen sarayda 2000 yıl önce aynı tepki halk tarafından verilmişti.
İtalya’yı birleştirerek ilk Kral olmasından kaynaklanan ayrı bir saygı var orası ayrı. Oğlu Umberto 1900’de suikasta kurban gittikten sonra burası mezarı oldu.

Rafaello Mezarı

Rönesans aydınları arasında yer alan ki en büyük 4 ustadan biri olarak kabul edilir. Basit Lahit mezarı burada yer alır. Lahitteki yazan yazı çok çarpıcıdır: “Raffaello burada yatıyor, yaşarken onun kendisini geçeceğinden korkan doğa da şimdi ölmekten korkuyor.

Pantheon Mimari
Pantheon: Mimari Yapı

Pantheon: Eyobus Yolculuğu

Kolezyum, İkinci Emanuelle Anıtı, Aşk Çeşmesi , İspanyol Merdivenleri ve ardından Pantheon. Hava sıcaklığı gerçekten sınırları zorlamamıza sebep olsa da gerek açık hava müzesi eserler ve sokak lezzetleri her şeyin yeni başladığını ve gittikçe güzelleşen yapılarla beklentimizi de arttırmaya devam ediyor. Pantheon öncesi yürüdüğümüz ara sokakta dondurma molası sırası geliyor. Hem sıcağa meydan okumak hem de ünlü Roma dondurmasını en ünlü yerden yeme molasını sabırsızlıkla çeken kocaman bir ekip var.

Pantheon’un önündeki çeşme de ağzımıza gözümüze bulaşan dondurmayı yıkıyoruz. Su şişelerimizi doldurup 30 bin adımı tamamlamak için Vatikan ve Melekler Kalesine doğru yol alma planından bahsediyoruz. Ardından büyüleyici Pantheon’a giriyoruz. 20 dakika sonra bizi bizden alan Roma yolculuğu devam edecek. Burada önden gidenleri yakalayıp, arkadan kalanlarında katılmasını açısından güzel bir durak. Önden gidenlerse Vatikan’da sıraya çoktan girmiş oluyorlar.

Pantheon: Eyobus

Giolitti

Roma’nın bilinen en eski dondurmacısı, en ünlüsü. Kuruluşu 1890 gibi eski bir tarihe kadar uzanmakta. Yaklaşık 40 çeşit dondurmayla akılları karıştırmasını bırakın büyük boyu buradaki 6-7 top kadara karşılık geliyor. Fiyatları ise büyük boy 3,80 euro, orta boy 2,80 euro; küçükse 2,30 euro olarak bir fiyattan satılıyor. Sıra bekleme kısmı dışında her şey kusursuz. Hem dondurma hem de tuvalet konusunda büyük sıralar da olmasa keşke diye iç geçirmeden edemiyorsunuz tabi…
Veganlar için forbe olan lezzetleri de mevcut.

Pantheon
Gioletti

Kısa Kısa Roma

  • İtalya’nın en kalabalık şehri üvanı Roma şehrinin ve de Avrupa Birliği’nin en kalabalık dördüncü şehri konumunda. Yaklaşık nüfüsü 2,873 milyon (2017).
    Roma en küçük ülke olma özelliğine sahip olan şehri Vatikan’ı sınırlarının içerisinde yer vermektedir. Bu olay ise Roma’ya hiçbir şehrin sahip olmadığı bir özellik olan iki farklı ülkenin birden başkenti olma unvanını kazandırıyor.
  • Roma mitolojisini göz önüne aldığımızda Roma şehri milattan önce (MÖ) 753 yılına uzanan bir tarihte keşfedilmiş. Şehrin kurulmasında ev sahipliği yapan Tiber Nehri şehrin yerleşimin görüldüğü en eski nehirlerden biri olma özelliğini taşıyor.
    Kuruluş Tarihi: Milattan Önce (MÖ) 21 Nisan 753
  • Barok ve Neoklasik mimarinin en önemli temsilcisidir. Sebeplerinden biri ise şüphesiz “Rönesans” olmuştur.
  • Tarihler boyunca Roma, şehir sakinlerini o kadar büyülemiş ki İnsanalar gerçekten Roma’nın bir sonu olmayacağına inanmışlar:
    Romalı şair olan Tibullus eserlerinin birinde şehri “La Citta Eterna” yani ölümsüz şehir olarak tanımlamış.
    İnsanlar ise Roma’yı “Caput Mundi” yani dünyanın bir başkenti olsa oda Roma olarak tanımlamayı tercih etmişler.

Roma’da Görülmesi Gereken Yerler

  • Kolezyum (Collosseo)
  • Aşk Çeşmesi (Fontana Di Trevi)
  • Roma Forumu (Foro Romano)
  • 2. Emmanuel Anıtı (Vittorio Emanuelle II)
  • İspanyol Merdivenleri (Spagnia Steps)
  • Pantheon
  • Melekler Kalesi (Castel Sant’Angello
  • Navona Meydanı
  • Trastevere
    Villa Borghese Parkı
  • Vatikan Müzeleri
  • Gianicolo Tepesi

Roma Hakkındaki Diğer Yazılarımız

Eyobus Hakkında Diğer Yazılarımız

19 Günde 18 Ülkelik bir maceraya hazır mısın? Trastevere’de akşam yemeği yemenin zamanı geldi de geçiyor bile 🙂

Hemen Başvur!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here