Ana sayfa Deneyimler

Tuna’nın Gözdesi: Budapeşte

1
PAYLAŞ

     Bu yazımda sizlere Eyobus-15 turumuzun 16. durağı olan Macaristan’ın başkenti Budapeşte’yi anlatacağım. Başlangıçta genel bir bilgi vermem gerekirse, bildiğimiz gibi Macaristan tarihi boyunca farklı devletler tarafından yönetilmiş ve uzun bir dönem boyunca da Avusturya- Macaristan imparatorluğu olarak bilinmiştir. Bu süreçte Macaristan’ın bir bölümü Osmanlı topraklarına katılmış ve 150 yıl boyunca Osmanlı egemenliğinde kalmıştır. Baktığımız zaman Budapeşte’de Osmanlı’ya ait pek fazla bir iz bulunmasa da hamam kültürünü benimsediklerini görebiliriz. Hatta hamam partileri de vardır. Kalacağımız yere gelirsek, Budapeşte’de konaklamamızı Danibius Hotel Arena’ da yaptık. Otelimiz gayet güzeldi, odalar ferah ve kaliteliydi. Kısacası Eyobus, otel konusunda yine mükemmel bir tercih yapmış ve bizi şımartmayı başarmıştı.

ebrar

Turumuza gelecek olursak, saat 10.00 gibi şehrimize varmıştık. Otel giriş saatimiz 14.00 olduğu için ilk olarak Budapeşte’ye tepeden bakmaya karar verdik. Şehrin en büyük tepesi olan Citadella ‘dan tüm kentin tamamını görebilir ve harika bir manzaraya şahit olabilirsiniz. Ormanın içinden aşağı doğru yürüyerek, yeşile doya doya caddeye kadar inebilirsiniz. Biz bu güzel manzarayı arkamızda bırakarak şehir merkezine doğru yol aldık.

ebrar2

 Şehir merkezinde ki ilk durağımız, Eyobus onaylı, yemek yediğimiz bir Türk lokantası  oldu. Tabii biz günlerdir Türk yemeklerine aç olunca  bu fırsatı bulup da bırakmak olmazdı. Uzun yıllardır orada bulunan bu Türk lokantası, Macarların uğrak yeri haline gelmiş. Yemek faslından sonra otelimize geçtik. Akşamüstü topladığımız enerjiyle kendimizi Budapeşte’nin karanlığına attık. Karanlık diyorum çünkü aydınlatma yönünden sokaklar loş ışığa sahipti, bu da şehre akşam vakti ayrı  bir tarihi ve gizemli hava katmaktaydı. Gece kulüplerinin ve barların olduğu yere metro ile ulaşımımızı sağladık. Ardından gece olmasını beklemek için bir bar ararken şehrin  gece daha da hareketli olduğunu gördük. Budapeşte konsept olarak  bar çeşitliliği çok olan bir yer. Özellikle “ruin” (yıkıntı) barlar Budapeşte’nin favorisi. Bu bolluktan olsa gerek bir türlü bir bar seçemedik. En sonun da Kisparazs Thai Soup and Wok Bar adında şirin bir mekanda takıldık. İçecek olarak sorarsınız Budapeşte’ye ait Soproni birasını tercih ettik. Macarcamız olmadığı için biranın adını gelişigüzel telaffuz edince saolsun bir Macar vatandaşımız bize doğru şeklini defalarca tekrar ettirdi. Yine kendisiyle bayağı sohbetlerimiz oldu. Şunu belirtmeliyim ki bu Macarlar kafaları çok rahat ve sıcakkanlı  insanlar. Daha sonra barla aynı sokakta olan ünlü Instant’ a   gittik. Doğal olarak insanlar çılgınca eğlenmekteydi. Birbirinden farklı müzik tarzların çaldığı odalar ve localardan oluşan 3 katlı mekanda kendinizi kaybetmeniz doğal.ebrar23

Gerçekten Budapeşte’ de görülmesi gereken mekanlardan bir tanesi. Burada biraz takıldıktan sonra  geceyi başka bir yerde geçirmeye karar verdik. Bize katılan birkaç arkadaşla Szimpla Kert’e geçtik. Yukarıda da bahsettiğim gibi ruin pub konusunda bol olan bu yerde Szimpla Kert en ünlülerinden. Bu mekanı gayet hoş dizayn edilmiş buldum. Müzik olarak genelde daha viral parçalar çalmaktaydı. Kim kiminle dans ediyordu pek hatırlamıyorum açıkçası ama hatırladığım tek şey Macar’ların oturan bir kişi görünce hazmedememeleridir. Eğer sizi otururken görürseler direk kolunuzdan çekecekler ve şüphesiz ki hunharca dans etmeye başlayacaksınız. (Asla oturmadı) 🙂 Instant ve Szimpla Kert dışında gidebileceğiniz başka gece kulüpleri de mevcuttur. Yok efendim ben öyle yerlere gitmem derseniz, akşam ışıklarıyla Tuna nehrinde Budapeşte’nin büyüleyici manzarasıyla bir tekne turu yapabilirsiniz.ebrar2345

              Ertesi gün otelden çıkışımızı yaptık ve Kahramanlar Meydanına gittik. Meydan da biraz takılıp şehir parkını gezdikten sonra şehir merkezine geçtik. Liberty köprüsünde güzelce fotoğraflar çekildik. Daha sonra Vaci caddesinde alışveriş yaptık. İstiklal caddesine benzeyen bu yer Budapeşte ‘nin en turistik caddesidir ve Hard Rock Cafe’ye kadar bir çok marka bulunmaktadır. Bu şehirde aslında çok fazla tarihi bina var fakat biz kişisel olarak birçoğunu gezmedik. Tabii eğer siz giderseniz St. Stephen’s Bazilikasını, Macaristan Parlamento Binasını, Macaristan Sanat Galerisini, Budapeşte Kalesini, Opera Binasını ve özellikle Margaret adasına gitmenizi öneririm. Neden buraları gezmediğimi sormayın, ben de bilmiyorum. Sanırım Budapeşte’ye tekrar gitmek için bir neden oluşturdum kendi kendime. Bir daha ki gidişimde her yeri talan edeceğime emin olabilirsiniz.

ebrar234

 Her ne olursa olsun Eyobus ile Budapeşte de geçirdiğim saatler çok güzeldi. Kendine has ayrı bir havası olan bu memlekete, gelip de pişman olacağınızı zannetmiyorum. Hatta benim tahminim tekrar gelmek isteyeceğiniz yönündedir. Tuna nehrinin berrak sularının geçtiği bu şehirde gözlerinizi kapayın, şehri tamamıyla içinize çekin ve büyüsünde kaybolun.ebrar23456

Umarım tekrar giderim ve yine umarım ki size 2. Budapeşte yazımı yazarım.

 Şimdilik Hoşçakalın.

Ebrar Genç

 

1 YORUM

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here