Ana sayfa Eyobus Haberler

Yolda Olmak ve Biz Evde Yokuz İle Kuzey Avrupa Yolculuğu Başlıyor!

4
PAYLAŞ

Her zaman katılımcılarına paha biçilmez deneyimler sunan, Otobüs ile Avrupa Turunun lokomotifi Eyobus’tan size harika bir haberim var. Eyobus artık geleneksel hale getirdiği, benzersiz deneyimler sunan muhteşem Kuzey Avrupa Programı ile Türkiye’de seyahat bloglarının duayenleri olan Kemal Kaya (Yoldaolmak) ve Biz Evde Yokuz ‘u katılımcıları ile buluşturuyor. Kemal abinin deneyimleri, Duygu ve Bilgehan’nın enejilerini düşündükçe Kuzey Avrupa 2 programına dahil olacak olan katılımcılarımızı şimdiden kıskanmaya başladığımı söyleyebilirim. Gidip keşfedilecek o kadar çok yer ve doğa harikası var ki, düşündükçe bile heyecanlanmamak elde değil.

Peki Rotada nereler ve neler var?

Yolda olmayı ve hep yolda kalmayı sevenler, öncelikle Eyobus ile çıktığınız Kuzey Avrupa yollarını hiç uyumaksızın, sürekli çevrenizi izleyerek geçireceğinizi söyleyebilirim. Programı tek tek anlatmaya çalışırsam sayfalarca yazılar okumak zorunda kalabilirsiniz, o yüzden detaylı program ve bilgilere buradan ulaşabilirsiniz. Ben Eyobus programına dahil olan bir kaç doğa harikası yeri anlatıp gerisini size, keşfetme isteğinize bırakıyorum.

Öncelikle 27 Haziranda başlayacak programda, Thy kalitesi ile İstanbul’dan Vilnius’a gidiliyor ve devamında sizleri bekleyen aracınızla şehir merkezine yol alıyorsunuz. Ve evet Eyobus Kuzey Avrupa Programınız resmen başlamış oluyor. Vilnius’u keşfettikten sonra, konaklamanın olduğu, Letonya’nın başkenti Riga’ya doğru yola çıkıyorsunuz. Eğlencenin ve ülkenin merkezi Riga’da güzel bir gece geçireceğinizden hiç şüphem yok. 🙂 

Eyobus ile Güzel bir günün ardından Riga’dan ayrılıp Baltık ülkelerinin en tatlı başkenti Tallinn’e varıyorsunuz.

Riga
Riga

Günümüze kadar korunmuş şehir yapıları ile Tallinn’de canlı bir tarih yolculuğu gerçekleştirebilirsiniz. Buradaki konaklamadan sonra ilk gemi yolculuğunuza başlıyorsunuz. Çok detaylara girmiyorum sizler zaten bir çok şeyi keşfedeceksiniz 🙂 Yaklaşık 3 buçuk saatlik bir gemi yolculuğundan sonra Helsinki’ye varıyorsunuz ve dinlenmek üzere otelinize geçiyorsunuz. Doğa, deniz ve tarihin bir araya getirdiği bu şehir oldukça etkileyici. Şehrin hemen hemen tüm merkezi yerlerini deniz kıyısında göreceksiniz. Baltık denizinin kızı olarak tanımlanmasına da şaşmamak lazım. Helsinki’yi keşfettikten sonra programın en güzel noktalarından biri olan Stockholm’e doğru 17 saat sürecek bir gemi yolculuğuna çıkıyorsunuz. Bu yolculuk aslında bir konaklama. Gemide özel odalarda konaklamadan, Casinoya ve restoranlara birçok imkân mevcut. Sıkılmayacağınız kesin 🙂

17 Saatlik gemi yolculuğundan sonra Artık Stockholm’de, Kuzeyin yıldızındasınız.

Stockholm
Stockholm

Adalar şehri Stockholm’ün kent merkezinde bu adaları birbirine bağlayan 50 civarı köprü bulunmakta. Doğa tarihi, Modern Sanatlar, Nobel’in içinde yer aldığı birçok müzeyi gezebilirsiniz burada. Stockholm’ü keşfettikten sonra Kuzey Avrupa programında benim de en sevdiğim noktalardan birine Norveç’e gelmeye başlıyoruz. 🙂

İlk olarak Norveç’in gizemli fiyortlarının tam ortasında yer alan Flam kasabasına varıyorsunuz.

Flam
Flam

Eski bir balıkçı kasabası olan Flam, aşılması zor sıradağların arasında, Kuzey denizinden yaklaşık 200 km içeri girmeyi başarmış, buzul yarıklarının oluşturduğu Norveç’in en derin fiyortlarından biri olan Sognefjord fiyordunda bulunuyor. Devasa şekildeki su labirentlerine dönen buzul yarıklarında Norveç’li denizciler atalarından kalma usta denizcilik geleneğini çok iyi sürdürüyorlar. Her gün yanaşan büyük tur gemileri, Balık pazarı yemyeşil doğasıyla flam tam bir cennet. Burada Gemi ile fiyord turuna çıkabilir ya da Nostaljik flam treni ile 1 saatlik bir yolculuğa çıkabilirsiniz. 800 metre yükseliğe çıkan tren akarsuların ve dağ yamaçlarının arasında yeşili doyasıya tattırıyor sizlere. Burada yapmanız gereken, dağların arasından akıp giden sularla beraber kendinizi zamana bırakın ve kafanızdaki her şeyi unutun. Doğa size istediğinizi hemen verecektir. Flam Bergen arası yaklaşık 2-3 saatlik bir yolculuğun ardından Bergen’e ulaşıyor ve direkt olarak otelinize geçiyorsunuz.

Artık kafa kafaya vermiş kuzey evlerini rahatça seyredebilirsiniz. Bergen’desiniz 🙂

Bergen
Bergen

Yılın dört mevsiminde, başındaki gri bulutlarla, her tarafı yemyeşil, hava sıcaklığı körfez akıntısından dolayı diğer Norveç şehirlerine göre daha sıcak olan bir doğa harikası şehir Bergen. Oslo’dan sonra Norveç’in 2. büyük şehri. Norveç kültürünü mimarisini huzurunu ve diğer bir çok şeyi bir arada görmek isteyenlerin kesinlikle önce Bergen’e gitmesi gerekiyor. Renkli ahşap evleri fiyordları ve tepelerinden seyredebileceğiniz harika manzaralarıyla Bergen tam bir tabiat aynası. Bergen, gideceğiniz yolculuk sırasında o kadar güzel manzaralar sunuyor ki kendinizi oraya ait hissetmeniz çok kısa sürüyor. Kafa kafaya vermiş Kuzey evleri, dağların arasından sıyrılıp gelen deniz, şehir merkezindeki balık pazarı ile doğanın bütün zenginliklerini size sunuyor.

Güzel bir Bergen gününden sonra Tarihsel ve kültürel zenginlik tatmak isteyen insanların mutlaka gidip görüp hissetmesi gereken bir şehir olan Stavenger’e yol alıyorsunuz.

Stavenger
Stavenger

Norveç’in plajı, bisiklet ve vespa cenneti burası. Her mevsim sizi kendisine çekecek yönleri var. Kışın kayak yap, yazın denize gir, bahar aylarında bisiklete bin, sonbaharda bırak kendini Stavenger’in o sıcak rüzgarına sörf yap. Balık endüstrisi Norveç’in her yerinde olduğu gibi burada da ön planda. Deniz ürünleri müzesi var. Burası aynı zamanda Kuzey denizinde petrolün bulunduğu ilk yer. Bir de petrol müzeleri var bu yüzden şehirde. Burada da Norveç’in kültürünü yansıtan evleri çok sık görebilirsiniz. Yaz aylarında her yer cıvıl cıvıl. Yerel tadlarını tadabileceğiniz cafeler, restoranlar, batmayan güneşinin gecesinde de harika sohbetler edebileceğiniz barlar sizleri bekliyor. 

Burada bir de dünyanın en güzel seyir noktalarından biri olan Pulpit rock (Preikestolen) kayası var. 

Pullpit Rock
Pulpit Rock

Norveç’in en güzel fiyortlarından Lysefjord’unu yukarıdan izleyebiliyorsun. Stavenger üzerinden çok kolay gidebiliyorsunuz. Araçla belirli bir yere kadar gittikten sonra 2 saatlik bir yürüyüş ve tırmanış yapmanız gerekiyor. Bazen düz bir yolda orman içinde yürümeniz, bazen de kocaman kayaların üzerinden atlamanız gerekiyor. Tüm bunları yaptıktan sonra zirve beliriyor karşınızda. Norveç’in gri bulutlarla kaplı havasında kendinizi yeryüzünün ve gökyüzünün birleştiği noktalardan birinde hissediyorsunuz. Alt tarafınız uçurum siz bulutların arasındasınız. Her şeyiyle görmeye ve hissetmeye değer. Norveç anlatmakla bitiremeyeceğimiz birbirinden farklı güzelliklere sahip. Benim de Eyobus Kuzey Avrupa programında en sevdiğim ülke diyebilirim 🙂 Bu ülkede insanlarının sıcaklığını, evlerinin doğayla bütünleştiğine şahitlik ettiğiniz o anda içinize koca bir nefes çekmeyi ve rahatlayıp sadece bulunduğunuz o ana odaklanmayı unutmayın.

Artık Tüm bu güzelliklere veda edip, mutlu insanların şehri diye tanımlanan Kopenhag’a gitme vakti.

Kopenhag
Kopenhag

Zarif insanlar, birbirinden görkemli binalar, huzur ve güven dolu yaşam, müzeler ve yeşille iç içe parklar renk katıyor Kopenhag gezinize. İçinize mutluluk ve huzur dolduracağınız bir günün ardından, Almanya’nın 2. büyük şehri Hamburg’a geçiyorsunuz. Venedik’ten daha fazla köprü olduğu söylenen bir liman şehri Hamburg.

Hamburg’un doğasını ve güzelliklerini içinize doldurduktan sonra Güzel bir gece yolcuğunun ardından programın belki de en huzurlu noktalarından biri olan Hollanda’nın cennet köyü Giethoorn’e geçiyorsunuz.

Giethoorn
Giethoorn

Hollanda’nın belki de Avrupa’nın en huzurlu duraklarından biri  olan Giethoorn, kendine has yeşili, kanalları ve dünyanın en tatlı evleriyle kimilerine göre kuzey’in Venedik’i kimilerine göre ise Hobbitler köyü olarak adlandırılıyor. Buraya adım attığınızda gözünüze çarpan ilk şey motorlu hiçbir taşıtın olmaması. Köy içinde ulaşım yürüyüş yolları, kanallar arasında tekneler ve bisiklet yollarıyla sağlanıyor. Dilerseniz bisiklet yollarını kullanarak kanallar arasında gezebilir yorulduğunuzda bisikletinizi bırakıp yürüyebilirsiniz. Ufak elektrikli tekneler kiralayıp kanallar arasından geçerek kendinizi huzura bırakabilirsiniz. Köye ilk adımınızdan itibaren hissettiğiniz tek şey var o da huzurun ve güzelliğin çok uzakta olmadığıdır.  Giethoorn bir ressamın en güzel tablosu, bir şarkının en güzel notası ve bir insanın ömrünün sonuna kadar yaşamak isteyebileceği tek yer olabilir diye bahsetmiştim bir önceki yazımda. Benim için de burası, önce yaşamak daha sonra da ölmek isteyeceğim yer olarak kalbimin ve aklımın en güzel yerinde yerini almıştı.

Eşi görülmeyen doğa harikası Hobbit Köyü ile başlayan Hollanda seyahatinizin bir sonraki durağı Amsterdam oluyor.
Amsterdam
Amsterdam

Evet hemen şehri gezmeye başlayabilirsiniz. Muhteşem bir gece hayatı ve inanılmaz bisiklet trafiğiyle Amsterdam sizleri büyülemek için bekliyor olacak. Amsterdam yaşanılması gereken bir durak olduğu için anlatmak yerine sizlerin keşfetmenize bırakıyorum. 🙂 Otel konaklamanızın ardından, THY TK1958 sefer sayılı Amsterdam – İstanbul uçağı ile Eyobus Kuzey Avrupa turunuzu sonlandırıyorsunuz.

Doğanın bizlere sunduğu, bir çok muhteşem hediyesini görebileceğiniz, huzuru hissedebileceğiniz bu şehirleri keşfetmek de, döndüğünüzde heybenizde muhteşem anılar biriktirmek de sizlerin elinizde. Eyobus Kuzey Avrupa 3 Programı dolmuş durumda.

Kemal Kaya (Yoldaolmak) ve Biz Evde Yokuz‘un da dahil olduğu Kuzey Avrupa 2 Programı için yerinizi hemen ayırtmayı unutmayın! Çünkü kontenjanlar dolmak üzere!  

Sevgiler..

Faruk Dağ

HEMEN BAŞVUR

4 YORUMLAR

  1. Pulpit rock ve diğer yerleri bir an önce görmek için sabırsızlanıyorum. Çok güzel bir yazı olmuş elinize sağlık

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here